en
GENEL BİLGİ


KAZI ALANI

Dummy Image Dummy Image
Kazı Hakkında

Kazılar, höyüğün yayılım alanı içinde üç farklı bölümde sürdürülmektedir. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya bölümü ile yapılan delgi sondajların verdiği bilgiler ışığında kültür katlarının kalınlıkları dikkate alınarak açma yerleri belirlenmektedir. Böylece höyüğün ana topraktan itibaren var olan bütün tabakaları saptanabilmiştir.Günümüzde düz bir ova yüzeyine sahip alanın Neolitik dönemde oldukça faklı bir topografyaya sahip olduğu , anlaşılmıştır.
Yerleşim yerinin; denizden 14 m. yükseklikte yer alan bir alüvyon tepesi üzerine kurulan üç-dört metre yüksekliğinde kültür tabakalarına sahip bir höyük olduğu, ancak höyüğün çevresinin ve üstünün zaman içinde alüvyonlarla dolarak örtüldüğü ortaya çıkmıştır. Bu nedenle Yeşilova günümüzde tamamen ova seviyesinin altında kalmış olan höyük tipi bir yerleşimdir. Yüzeyde çok az miktarda Geç Roma keramiği dışında herhangi bir bulguya rastlanılmamıştır. Tamamen alüvyon altında kalması nedeniyle höyüğün yayılımını yüzeyden saptamak hemen hemen olanaksızdır. Farklı alanlarda gerçekleştirdiğimiz sondajlar ve toprak alınırken açığa çıkan kesitler üzerinde yaptığımız incelemeler sonucunda yerleşimin yayılımı kısmen anlaşılabilmiştir. Yerleşim alanı üzerinde yaptığımız çalışmalara göre höyüğün kuzeye doğru yayılım gösterdiği ve yaklaşık 70 bin metrekarelik bir alanı kapsadığı düşünülmektedir.

Yüzey toprağının 4 metre altında kalan ilk yerleşim Neolitik Çağın başında başlamış ve Neolitik Çağın sonuna doğru en zengin dönemine ulaşmıştır. Yerleşim kısmen Kalkolitik Çağ süresince de devam etmiştir. Buna göre Yeşilova Höyüğü en az binbeş yüzyıl yerleşim görmüştür.

2005-2009 yılı çalışmalarında elde edilen buluntulardan İzmir’in ilk toplumunun çevresi dağlar ve tepelerle çevrili bu verimli ovadan , Bornova Ovası’nda ortaya çıktığını göstermiştir. İzmir çevresinde Aliağa, Menemen, Torbalı, Çeşme, Urla , Selçuk ve Kemalpaşa’da yer alan bu döneme ait en yakın yerleşimler o günkü koşullarda İzmir’in içine en az bir günlük mesafedeydi. İzmir’in kültür tarihi İzmir’in içinde bulunan bu yerleşimle birlikte tümüyle değişmiştir. İzmir kültürü daha önce inanıldığı gibi izleri Bayraklı’da bulunmuş olan 5 bin yıl önce gelip yerleşenler tarafından değil günümüzden en az 8-9 bin yıl önceden beri bu alanlarda yaşayanlar tarafından şekillendirilmiştir. Yeşilova Höyüğü İzmir’in doğduğu ilk yerleşim alanıdır.

Daha sonraki çağlarda İzmir sırasıyla Bayraklı (Smyrna) ve Kadifekale’nin bulunduğu alanlarda kültürel ve ekonomik bakımdan gelişimini sürdürmüştür.

Yeşilova Höyüğü

Yeşilova Höyüğü yayılım alanı içinde Neolitik dönemden Roma dönemine kadar birçok kültürün yaşadığı anlaşılmıştır. Buna göre kültür katları yüzeyden başlayarak;
I. Kat Roma Dönemini içerirken,
II. Kat Tunç Çağ kültürlerini Dönem ve
III. Kat (1-2 tabakaları) Kalkolitik Dönem ve
IV. Kat (1-8 tabakaları) Neolitik Dönem olarak saptanmıştır.

Yeşilova Höyük’teki ilk yerleşim günümüzden en az 8-9 bin yıl önce Cilalı Taş Dönemi olarak da adlandırılan Neolitik Çağ’da başlamıştır. III. Kat Yeşilova Höyüğü’nün en uzun süreli ve en kalın kültür katıdır. Yıllar içinde genellikle tahribatlardan sonra yeniden inşa edildiği anlaşılan 13 mimari kata sahip bu sürecin kendi içinde üç evrede gelişim gösterdiği anlaşılmıştır.

IV. Kat: Neolitik Çağ Yerleşimi ova yüzeyinin 3- 4 metre altında , Neolitik dönemin ilk katlarında yer yer küllü alanlar ve sıkıştırılmış toprak tabanlarla karşılaşılmıştır(Yeşilova III 7-8). Taban kalıntıları ve yanık izlerinden bu alanda oval ya da dörtgen planlı saz ve ağaç dallarından oluşan kulübelerin olduğu anlaşılmıştır. Yanık kalıntılarının çoğunun saz türü bitkilere ait olması nedeniyle kulübelerin yapımında sazın yoğun olarak kullanıldığını söyleyebiliriz. Kulübelerin etrafından çıkan ocak ve kül kalıntıları günlük işlerin ve pişirmenin kulübelerin çevresinde gerçekleştirildiğini göstermesi bakımından önemlidir.


Yeşilova IV. 5-6. katlarında yapılara ilişkin yalnızca taban kalıntıları ortaya çıkartılmıştır. Yeşilova’da çadır ve kulübe türü barınakların kullanıldığı bu dönemden sonra, Cilalı Taş döneminin Rönesans ı olarak da adlandırabileceğimiz zengin bir süreç başlamıştır (III.1-3.kat). Yeşilova Höyüğü’nün III 1-3. katlarında toplum yaşamında ortaya çıkan yenilikler, nüfus artışına bağlı olarak daha büyük aile gruplarının yaşadığı konutların ortaya çıkması, başka bir deyişle büyük boyutlu mimarlığın doğuşu, insanın yaşam ekonomisi adını verdiğimiz beslenme türünün değişmesiyle yakından ilgilidir. Yeşilova Höyüğü’nde konut olarak tanımladığımız kalıcı barınak ve yerleşik yaşam ancak, göç etmeden aynı yerde sürekli olarak besin elde edilebilecek bir düzen kurulduktan sonra ortaya çıkmıştır.

IV. 1. kat höyüğün en uzun süreli yerleşim olarak bilinmektedir(Yeşilova IV.1a-e). Neolitik yerleşimin MÖ.6000-5700 yılları arasındaki son dönemini temsil eden ve yüzey toprağının 1- 2 metre altındaki bu katlarda 0.60- 0.80 m . kalınlığında taş temelleri olan dikdörtgen planlı 5x6 ve 6x8 m. boyutlarında mekanların inşa edildiği saptanmıştır.

Yan yana birbirinden ayrı inşa edilen taş temelli yapılar ortak bir avluya bakmaktadır. Alanın genelinde 5 mekan açığa çıkartılmıştır. Tek odalı yapıların batıya doğru çekilerek belirli bir sırada inşa edildikleri kapılarının güneye bakacak şekilde uzun duvarların ortalarına yapıldığı saptanmıştır. Mekan aralarındaki boşlukların ve avlunun yoğun ezgi ve öğütme taşı kalıntılarından işlik olarak kullanıldıkları anlaşılmıştır. Mekanların taş temel üst yapısına ilişkin günümüze fazla bir kalıntı ulaşmamıştır. Yapıların duvarları bu dönemdeki kerpiç bloklarının kullanıldığı geleneksel mimari tarzın dışında bir yöntemle, 10- 15 cm . kalınlığında kalıp içine dökülen ve kili toprak bitki kalıntıları karışımından oluşan bir çamur olan “mühre” ile yapılmıştır. Mekanların genellikle batı taraflarında üzeri çamur sıvalı taşlarla yapılmış platformlar ve tahıl öğütmek için kullanılan mutfak işliği bulunur. Bunun dışında serpantin taşından yapılan balta , çakmaktaşı kesicilerinde bulunduğu taş işlikleri , dokuma işlikleri ve çanak çömlek üretim yerleri günlük yaşamın en önemli izleri olarak karşımıza çıkar. Mekanların bazılarının içinde küçük ocaklar yer alırken çoğunlukla fırınların avluda olduğu görülmüştür. Dolayısıyla avluların toplum yaşamı içinde önemli bir yerinin olduğu anlaşılmaktadır.

III.Kat: Kalkolitik Çağı Yerleşimi Neolitik dönem yerleşimi aynı alanın kuzeyinde Yassı Tepe alanına kadar yayılım göstermiştir ve MÖ. 5700 yılları civarında bir yangın sonucu terk edilerek ortadan kalkmıştır. Yeşilova’nın en az 500 yıl sonra bu kez öncekinden çok farklı bir topluluk tarafından istilaya uğradığı anlaşılmıştır. Bu yeni gelen topluluklar koyu renkli çanak çömlekleri ve oval planlı çukur evleri ile ilkel bir yapıya sahipti. Sözünü ettiğimiz bu süreç Kalkolitik Çağ olarak adlandırılan bir dönemi işaret etmektedir. Neolitik toplulukların nereye gittikleri ve yeni gelenlerin nereden geldikleri çok iyi bilinememektedir. Bilinen bir şey varsa o da, Yeşilova’da yaşayan ilk toplum her iki süreç içinde defalarca çevredeki derelerin taşkınlarıyla karşılaştığı ve alana yığılan alüvyonların etkisiyle yaşamın gittikçe zorlaştığıydı.





I.Kat:Roma II.Kat:Yeşilova Höyüğü’ndeki Erken Tunç Çağ yerleşimi Kalkolitik Dönemin devamı olarak görülebilir. Çanak Çömlekteki benzerlikler dışında bu dönemde taş temelli kolasal mimari önemli bir gelişmeyi işaret eder. Mezarlığını Yeşilova Höyüğü’nün merkezinde (I No’lu alanda) bulduğumuz bu kültürel sürece ilişkin mimari kalıntılar yerleşimin kuzeyinde VI No’lu alan Yassı Tepe’de saptanmıştır. Günümüzde kentin alışveriş merkezinde yer alan yerleşimin bir bölümünün üzerinde günümüzde evler bulunmaktadır.

Troya’nın en eski katıyla çağdaş olan Erken Tunç Çağ yerleşimi ince uzun dikdörtgen planlı yüksek taş duvarlı yapılardan oluşmaktadır. Toprak yüzeyinin hemen altında ortaya çıkan ve yaklaşık 1 metre yüksekliğinde taş duvarları olan mekanların kuzeydoğu , güneybatı doğrultusunda uzun evler şeklinde uzandıkları , içlerinde ocak yerlerinin ve platformların bulunduğu anlaşılmaktadır. Mekanların duvarları ortak duvar şeklinde inşa edilmiştir. Yerleşimin kendi içinde onarım ve yeniden kullanım evreleri bulunmaktadır. Yapıların uzun duvarlarının “s” şeklinde yıkılması, İzmir’in beş bin yıl önceki yerleşiminin bir depremle son bulduğunu göstermektedir. Depremden sonra burada yaşayan topluluklar yapılarını onarıp bir süre daha yaşamışlardır.

Roma Yerleşimi ve Mezarları Yeşilova Höyüğü’nün bulunduğu alanda Roma Dönemi’nde dağınık olarak inşa edilmiş olan çiftlik evlerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Çok az mimari kalıntı olmasına karşın burada yaşayanların küçük bir mezarlığı açığa çıkartılmıştır. Kiremit ve taş Lahit mezar şeklindeki gömütlere tek tek çocuklar ya da bir mezara üç kişinin koyulduğu anlaşılmıştır. Mezarlardan elde edilen sikkeler ve C14 sonuçları MÖ 3-2. yüzyılı işaret etmektedir.

Kazı Ekibi

Bakanlık Temsilcileri:
2008 - Behçet Süzen
2009 - Serçil Torlak
2010 - Nur Soyer
2011 - Lale Pancar
2012 - Azize Karabağlı
2013 - Handan Özkan (Aydın Arkeoloji Müzesi)
2014 - Ali Güçlü


2015 - Tuğba Çavuşoğlu


Ekip:
Araş.Gör. Betül Fındık, Selinay Güven , Emre Doğan, Berk Atalay, Samet Mozka, Hüseyin Mert, Zahide Karatepe, Hazel Şen, Zeynep Düşlem Çil, Müge Candoğan, Tuğçe Gökkaya, Şeyma Dilara Işık, Zeynep Çetinsoy, Ece Eren ve Günce Pelin Öçgüden, Burcu Yılmaz (Restoratör), Şebnem Kutlubay, Muhammet Balcı, Özlem Vatansever, Merve Gölcü, Yunus Emre, Sefa Aksoy, Yiğit Ersöz, Dilara Çolak, Merve Tuncer, Elçin Günay, Sibel Ayırkan, Burçin Uğurdan, Asiye Toprak,Yüksel Duygu, İrem Şahin, Aybüke Nacar, Elif Eryılmaz, Özge Nesritürk, Büşra Kaygın, Seyit Kaya, Hamdi Ekiz, Ayla Ünlü, Ufuk Çetinkaya, Pınar Tunç Altun, Doç.Dr. Mehmet Işıklı, Dr.Tayfun Caymaz, Ar.Gör. Gülnur Sümer, Ar.Gör.Filiz Ay, Mehmet Yurtsever, A.Uygar Erdinç, Volkan Darıserper, Eylül Dergi, Melis Erülgen, Kerime Fındıkçı, Serdar Çetin, Nurten Hürmet, Dilara Var, Merve Demirci, Muhip Çarkı, Ozan Aydoğdu, Ali, Evren Acar, Serdar Duman, Ar.Gör. Bora Temür, Mehmet Cevher, Ayşen Çelebi, Sezen Palamutçu, Selim Voyna, Kemal Baş, Harun Reşit Şahan, Utku Saltık, Hale (Erkan) Ersoy, Yeşim Aksun, Bengisu Özgen, Banu Çelik, Övünç Körez, Hüseyin Şen, Cüneyt Serkan, Murat Öğren, Taylan Dede, Baylan Başdemir, Fulden Ayli, Gonca Özdere, Alev Boyacı, Meriç Arslan, Serap Akçay, Çiğdem Kara, Yeliz Özer, İlkay Aktan, Hatice Kuralay, Tuğçe Çetiner, Hülya Seyrekoğlu, Başak Özdemir, Derya Dalkıran,Fatma Durmaz, Beste Şenoğlu, Ali Yıldırım, Hamide Karakaş, Behiye Begüm Tütüncü, Işık Kurtman, Şahin Menteşe, Burcu Birinci, Eda Aytekin, Yağmur Yıldırım, Mehtap Öztürk, Gülcan Faika Ülvay, Kasım Öztürk Yasemin Aygün, Özcan Dursun, Dilay Demirbolat, Burcu Karaca, Nilüfer Kaçamak, Zeynep Laçin, Özge Bozkurt, Esra Aydın, Nigar Kutlu, İbrahim Hatem Çolak, Gurbet Engin, Canan Koyuncu, Meryem Kızıl, Bilge Pasin, Pırıl Dikmelik, Merve Tevkür, İrem Şükran Konuşkan , Fikret Aksoy, Gökhan Samaraz, Emre Baytan, Gökhan Baykuş, Mehmet Alabaş, Burcu Güneyli, Meltem Çatalkaya, Kübra Çayan, Cahide Gizem Tırıl, Sibel Denktaş, Menekşe Yıldız, Damla Altıöz, Burçin Kesikli, Nergis Gürses, Müyesser Çetinkaya, Eftal Ordu, Merve Çaylak, Yağmur Soydan, Kenan Muslu, Ar.Gör.Aylin Kapsız, Kaan Yıldırım, Eray Aksoy , Merve Hepiyiler , Kaan Yıldırım, Gözde Özçolak , Ece Pala, Pırıl Dikmelik ,Didem Turan , Helin Erdizer , Çağdaş Beyazdemir , Senay Sever , Gökçe Güngör, Selver Aslan , Ahu Yılda , Özge Cengiz, Gözde Tay, Tuğçe Çınar, Deniz Kurtuluş, Ufuk Doğangül, Nurcan Hacıoğlu, Ömer Cankut Atalay, Meltem Bilge, Mehmet Yiğit Toyka, Mustafa Çoban, Emre Berk Öndin, Bekir Tatar, Tuğçe Emir, Seniha Arslan, Pelin Kaçar, Esra Dursun, Belgin Yıldız, Kevser Öztürk, Taylan Taşkın, Remziye Akyol, Beza Solmaz, Cemal Koç, Yeşim Doğan, Ergin Tatar